Mobbing Türkiye’de çok çok yaygın. Kültürümüzün bir uzantısı olarak; geleneklere ve otorite sahibi büyüklerine uymayan, sorgulayan, yanlışlıkları ihbar eden, başarısıyla sivrilen, diğerlerinden farklı olan kişiler ortamdan çıkarılmak isteniyor. Yapılan az sayıdaki araştırmalar  özel sektörde yaklaşık %30, kamu, tıp ve eğitim sektörlerinde yaklaşık  %40 çalışanın yıldırma kurbanı olduğunu gösteriyor.  Bizim genç ve işi zor elde eden toplumumuz susuyor, acı çekiyor. Türkiye için mobbingin maliyeti çok yüksek ve kavram yeterince bilinmiyor, hatta bilgi verildiğinde reddediliyor, devekuşu misali kafalar kuma gömülüyor.

Tabii, son birkaç yılda özel sektörün insan kaynakları profesyonelleri “İşyerinde yıldırma amaçlı duygusal taciz” konusunda biraz fikir sahibi oldular. Performansı düşen ve devamsızlığı artan çalışanların anlattıkları sıkıntıların ve şikayetlerin  gerçekten geçerli olabileceği akıllara yazıldı. Performans ve motivasyonun düşmesinden, personel devir oranının yüksek olmasından, yeteneklerin kaybından ve artan maliyetlerden sorumlu tutulacakları için İK bu konuyu incelemek zorunda kaldı.

Kamu sektöründe ise, bu kadar ağır koşullar varken, bilgilendirme süreçleri yeni başlamış durumda ve bu bilgilendirmeyi dernekler yapıyorlar.  Kavramın farkındalığı oluşmaya başladı ama, önlem alma konusunda hemen hemen hiçbir şey yapılmadı.

Share This